Sözlüklerde henüz yer almayan bir kavram var; dünyada pek çok insanın hayatı olan, diğerlerininse umrunda bile olmayan. En kısa biçimde “umut satma” olarak açıklanabilecek bir deyim. Duyarız haberlerde Afganistan’dan, Tayland’dan, Irak’tan yada Afrika’nın bir ülkesinden yük gemisinde küçük bir konteynır içerisinde havasızlıktan ölen yada bir kazaya giden umut yolcularını. Birileri umuda giden yolculukları için binlerce dolar/euro para ister ve onlar bir şekilde bu parayı denkleştirip verirler. Ardından bazen yakıt tankerinin yarısında, bazen bir kamyonun kasasının altındaki küçük bölmelerde, bazen gemilerin akıl almaz yerlerinde giderler zengin ülkelere. Hepsi daha iyi bir gelecek hayaline adanan, bir son umudun yolculuğudur.
Yaşadığın ülkende zaten açsan, zaten itilip kakılıyorsan, zaten geleceğe dair hiç bir hayal kuramaz olmuşsan yollarda telef olabilecek olmanın yada gittiğin ülkede ezilecek ve dışlanacak olmanın ne önemi vardır? Evet, gittikleri zengin ülkelerde de asla gün yüzü gösterilmez; çünkü onlar ucuz iş gücü için göz yumulmuş modern zaman kölesidirler. Ne zaman sesleri biraz yüksek çıkacak gibi olsun o an göçmen büroları devreye girer ve sınır dışı ederek hadlerini bildirir(!)
Gittiği yerde neyin beklediğini bilsin yada bilmesin. O, umuda bir yolculuktur.
Tags: göçmen, umut, umut taciri, umut tacirliği