Web tasarımı ile uğraşıyorsanız IE ile Firefox için farklı düzenlenmesi gereken CSS elementlerinin olduğunu mutlaka bilirsiniz. Hatta bazı durumlarda sorunu tespit etmek neredeyse ölümdür. Değerleri değiştirmek, değer silmek, yeni değer eklemek falan derken saatleriniz geçer. (daha fazla…)
Tags: developer, eklenti, firebug, firefox, geliştirici, ie, internet explorer, microsoft
Bahar geldi demek için artık çok geç, bahar gidiyor. Baharın vedasına kısa bir süre kalmış olsa da baharda boğazı saran erguvan kokusu hala sizi okşamaya devam ediyor. Boğazı güzel kılan; kıvrımları, erguvanları ve yeşilliği. Bazı yerlerinde binalar yükselmiş olsa da, evlerin arasında kalan ağaçlar ve özellikle öbek öbek korular herşeye rağmen yeşil bir boğaz görmemizi sağlıyor.
Emirgan Korusu İstanbul’un güzide yeşilliklerinden, haftasonu tatilini geçirebileceğiniz yerlerinden birisi. Bazı korulara gereken bakım yapılmıyor olsa da Emirgan oldukça bakımlı. Üstelik çocuklar için yapılan oyun alanları da oldukça güzel. Pazar günü biraz fazla kalabalık ama yine de ayakta kalma ihtimaliniz düşük.
Muhteşem yeşilliği, boğaz havası, sincapları ile güzelce dinlenebilirsiniz. Sincapların çokluğu ve oradan oraya atlaşıp durmaları fotoğrafa meraklı olanlar için de iyi bir fırsat.
Tags: boğaz havası, emirgan korusu, erguvan, haftasonu için yer
İstanbul’da yaşayanlar durakta otobüs bekleme konusunda en çok teorem geliştirenlerdendir. Nerede durduğunda otobüse ilk binen olursun mesela? Mesela Zincirlikuyu durağında bekliyorsanız ve karşıya geçecekseniz şu teori çoğunlukla geçerlidir:
- Beklediğiniz otobüs İETT otobüsü ise durağın ilerisinde beklemek şansını arttırır. Ancak durakta birden fazla otobüsün ileriyi kapatmış olması durumunda İETT şoförü geriden itibaren yavaş yavaş yaklaşacaktır. Bu esnada kapıya dayanan bir kaç yolcu olursa kapıyı açar ve ardından herkes o tarafa koşmaya başlar. Hesabı tutturamayan sen de oradan binersin ve genelde sonuncu binersin. Bu yüzden İETT otobüsü ilerden göründüğünde duraktaki son durum değerlendirmesi yapılarak uygun bir pozisyon alınmalıdır.
- Gelen otobüs özel ise nerede duracağını kestirmek zordur. Ortalarda durmalı ve şoförün sağ şeride girdiği yer, hızı, otobüse doğru akan yolcu yoğunluğu gibi bir denklem saniyeler içerisinde çözülerek pozisyon alınmalıdır.
Otobüse ilk binen olmak neden önemlidir peki? Bu durum yoğun saatlerde daha çok önem kazanır aslında. Son binen her zaman kapıya yapışmaya, basamağın aşağısında durmaya, şoför tarafından “aynayı kapatma” uyarısı/azarına maruz kalmaya mecburdur. Peki bu durumda ne yapılabilir? Otobüse ilk binen olmak nasıl garanti altına alınır.
Şöyle:
Otobüse normalde bineceğiniz duraktan değil bir önceki duraktan binin! Böylece o durakta son binen olsanız bile aslında normalde bineceğiniz durakta ilk binen olacaksınız. Bunun için biraz fazla yürümeniz gerekebilir ama eğer normalde kullandığınız durak yoğun bir duraksa kesinlikle buna değer. Derin bir huzur içerisinde olursunuz. Ayakta kalsanız da, hafif sıkışsanız da bilirsiniz ki normal durağınızda binseniz o an ne durumda olduğunuz belli olmayacaktı.
Tags: iett, otobüs beklemek
Bir web sayfanız var ve başka bir yere yönlendirme yapmak istiyorsunuz. Yada sayfanızın her 5 yada 10 yada 60 saniyede bir yenilenmesini istiyorsunuz. Bunu yapmak aslında çok kolay. Şöyle:
Yönlendirme yada yenileme yapmasını istediğiniz sayfayı editorle açın. Mesela sağ tıklayıp birlikte aç diyerek notpad seçin.
Sayfanın üst kısmında <head> şeklinde bir tag göreceksiniz. Bunun hemen altına;
<META HTTP-EQUIV=REFRESH CONTENT=“X;URL=http://www.url.com”>
Bunu ekleyin. www.url.com yazan yere yönlendirme için yönlendirilecek sayfayı, yenileme için sayfanın kendisini yazın. X yazan yere de kaç sn sonra yönlendirme yada yenileme yapacaksa onu yazın. Örneğin 60 saniye için X yerine 60 yazın.
Tags: redirection, redirection page, sayfa yenile, sayfa yenileme, sayfa yönlendir, sayfa yönlendirme
Akıllara durgunluk veren ilginç şeylere bir yenisi daha eklendi. 1 bardak suyla çamaşır yıkayan çamaşır makinesi.
Bu işi nasıl yaptığına dair kısa açıklama şöyle:
Her yıkamada ortalama 20 kilo çip makinaya bir bardak su ve bir miktar deterjanla birlikte ekleniyor. Yıkama sırasında bu bir bardak su, kirleri yok etmek için ısıtılıyor. Zaten bu su da daha sonra yıkama sırasında makinaya konan plastik çipler tarafından emiliyor.
Bu ilginç makinanın yaratıcıları her yıkama sonrasında bu çiplerin makinadan alınması gerektiğini söylüyor. Aynı çipler 100 kereye kadar kullanılabilmektedir. Bu da ortalama altı aylık bir kullanıma eşdeğer.
Bu makineyi Leeds üniversitesi akademisyenleri yapmış. Kendilerini tebrik etmek lazım.
Tags: çipli deterjan, ilginç şeyler, leeds üniversitesi, susuz çamaşır makinesi, susuz makine
Yıldız Teknik Üniversitesi nden mezun makine mühendisi İbrahim Mirmahmutoğulları nın iş hayatına başlayışı oldukça etkileyicidir. Ne yapacağına bir türlü karar veremeyen, güzel fikirleri olan, enerjisi zirvede olan ancak zaman geçtikçe umutları azalan bir yeni mezun… Sonunda bir proje üretiyor ve zamanla Dizayn Grup meydana geliyor.
Grup AR-GE ye de çok önem veriyormuş ve son olaraktoprak olmadan borudaki suda yetişen domates üretmişler. Genleriyle oynanmamış ve hormonsuz ! 1 tohum senede 1.600 kg domates veriyormuş. Domatesleri “Miracle” adı ile piyasaya sunacaklarmış. Olağanüstü! Bu bir “mucize” gerçekten. Ayrıca bir interdisiplinerlik konusu olarak domateslere Mozart ve ney dinletiyorlarmış. Açıklama olarak da stresin domateslerin verimini olumsuz etkilemesini gösteriyorlar ve müzikle verimi arttırma çalışması yaptıklarını söylüyorlarmış.
Grup slogan olarak “beyin göçüne karşı beyin gücü” nü benimsemiş. Sağlayacakları katma değer ve insanların içinde çaktıracakları kıvılcım için tebrikler!…
Tags: dizayn grup, domates, ibrahim mirmahmutoğulları, interdisiplinerlik, miracle, mozart, mucize
USB den çalışan bir işletim sistemi sahibi olmak istiyorsanız, bir başka deyişle USB belleğinizi kişisel bilgisayarınız olarak kullanmak istiyorsanız Slax tam sizin için. Slax Linux altyapısı ile çalışıyor ve kullanıcıları performansından oldukça memnun. Henüz denemedim ama en yakın zamanda ben de bir tane kullanmak istiyorum.
URL: http://www.slax.org/?lang=tr
Tags: linux, portable, slax, taşınabilir işletim sistemi
Yaklaşık 2 – 3 sene önce bir e-ticaret sitesi açmayı düşünmüştüm. Araştırıyorum araştırıyorum ama bir türlü kullanabileceğim bir e-ticaret sistemi bulamıyorum. Açık kaynak kodlu sistemleri ufak tefek eklemelerle verenler 2000 – 3000 dolar fiyat biçiyor. En son kendim açık kaynak kodlu bir sistemi düzenleye düzenleye ödeme sistemine kadar yaptım. Ama tam da o noktada kaldım. Zaten ürün alma işi de biraz sıkıntılıydı. 20 li yaşların başındaysanız büyük insanlar için pek güven verici olmuyorsunuz.
İşte bundan 2 – 3 sene onca sıkıntı çekiliyordu ama her şey o kadar hızlı değişti ki artık çok daha düşük maliyetlere çok gelişmiş sistemler kullanılabiliyor.
Özellikle bilgisayar malzemeleri yada ev eşyaları satmayı düşünenler için iş çok daha kolay. Tedarikçi firma entegrasyonları sayesinde bir kaç tık ile 3000 – 5000 ürün özellikleriyle, resimleriyle, sizin alış fiyatınızın üzerine koyacağınız kar ile sitenize ekleniyor.
Size sadece reklam yapmak ve gelen siparişleri takip etmek kalıyor.
e-ticaret düşünenler hiç kaçırmasın derim !!!
Tags: e-ticaret, garanti, garantimağaza, garantiserver, mağaza, sanal, sanal mağaza, server
Bir Makine Mühendisliği dergisinde okuduğuma göre araçların lastiğini normal hava yerine azot gazı ile doldurduğunuz zaman azot gazının sağlayacağı avantajlar sayesinde hem sürüş keyfinin hem de harcamaların düşüyormuş. Azot gazı;
- Sıcaklık değişimlerinde hacmini havaya göre çok daha iyi koruduğu için lastik basıncı değişmiyor.
- Lastikte hava kaybı, jantla lastik birleişimden ziyade lastiğin içerisindeki hava boşluklarından olmaktadır. Normal hava ile doldurulmuş lastiklerde hava içerisinde su buharı da bulunmaktadır ve lastikten çıkan su buharı lastik içindeki telleri korozyona uğratarak mukavemetini düşürmektedir.
- Azot gazı çok hareketli bir gaz olmadığı için uzun sürüşlerde dahi lastik fazla ısınmamaktadır.
- Lastik basıncının sürekli ideal sevide kalması sayesinde yakıt sarfiyatı düşmektedir.
- Azot inert bir gaz olduğu için diğer maddelerle kolaylıkla tepkimeye girmez ve bu lastik iç yüzeyinin iç yapısının bozulmasını önler.
- Azot gazı atom yapısı havaya göre daha büyük olduğu için lastikten hava kaybı çok daha az olmaktadır.
gibi bir takım nedenlerle bunu destekliyorlar. Azot gazıyla lastik doldurma fikri aslında 19. yy başlarından beri düşünülmekteymiş; ancak o zamanlar teknolojik imkanlar yeterli olmadığı için ancak 1960’larda buna başlanabilmiş.
Azot gazıyla lastik doldurma işlemi şu an özellikle jet uçakları, F1 araçları ve daha bir çok alanda kullanılmaktaymış.